9 Kasım 2016 Çarşamba

Kalbimde Bir Yara Bozcaada Kitap Yorumu



Merhabalar

Nasıl güzel bir kapak tasarımı, öyle değil mi? İnsana huzur veren bir duruşu var. Bozcaada sokaklarında gez, kefelerinde otur, deniz havasını şöyle kocaman içine çek ve al kitabını eline oku.

Gitmek istediğim yerlerden biri Bozcaada ve ahir ömrümde mutlaka gidip görmek istiyorum.

Adaya gidememiş olsam da,  Bozcadaya ait bir kitap okumanın mutluluğunu yakalamış oldum:)) 

Kalbimde Bir Yara Bozcaada Tolga Aydoğan'nın son kitabı.

Bir kaç ay öncede bu kitabı okumaya niyetlenmiştim ama okuyamamıştım. Geçen hafta başladım ve hemencecik bitirdim.

Kalbimde Bir Yara Bozcaada kitabı hakkında hiç bir şey bilmeseydim de bu kitabı sırf  kapak tasarımı için bile alırdım.

Ama öyle olmadı. Kitabın kapağı gibi ben içindeki hikayeyi de çok sevdim. Size de sevdirelim o zaman:)) 

Şimdi gelelim romanımıza:


Kitabımız Minval Yayınları'ndan çıkmış ve sitede ki tanıtım yazısı da şöyle;

    

 “ Bir adamın kalbi konuşursa aşk olur; peki ya bir adanın kalbi konuşursa ne olur? ”


“Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş

Şimdi de var biliyorum
Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli…”

Turgut Uyar haklıydı… Evet, güzel kadınlar ve aşklar hâlâ var ve onlara bir şans tanımamız için gözlerimizin içine bakıyorlar. İş güzelliğe kalsa kolaydı… Vefa, samimiyet, inanç… bunlarla da harman olmalı aşk. O zaman eskimeyen, kalbi hep diri tutan bir kıvama erişebilir ancak.

Kalbimde Bir Yara Bozcaada adından da anlaşıldığı gibi Bozcada'da geçen bir hikaye.

"Sen haklıydın dedi bana, sevginin ne dili olur ne dini"

Rüzgar, Bozcaada'daki dedesini her yıl okullar tatil olunca ziyarete gider. Bu yıl gittiğinde farklı bir şeyler olur. Dedesi Mehmet'in yıllardır içinde sakladığı bir sırrı olduğunu öğrenir ve bu sırrı öğrenmek için kendince keşfe çıkar.

Bir akşam dedesini takip eder ve onu ağlarken görür, içindeki meraka daha fazla engel olamayan Rüzgar, bir kutunun içine saklanmış bir aşka şahit olur.  Bu öyle bir aşktır ki yıllara dayanan bir hasret, bir özlem, bir gözyaşıdır.

"Ya senin olacağım ya da annem gibi yıllar sonra ince hastalığa tutulup bu dünyayı ve seni terk edip gideceğim. "

Artık Rüzgar'ın bir görevi vardır. Alzhemer teşhisi konmuş desinin hatıraları silinmeden onu tekrar aşkına kavuşturmak istemesidir.

Rüzgar zekiliğini kullanarak neler başarır, neler.

Daha fazla ayrıntı verirsem kitabı anlatmış olacağım. Kızmayın vermiyorum.

Kitabı çok sevdim. Neden mi? Dede ve torun ilişkisi, eski dostluklar, silinmeyen anılar, bir mendile sığdırılmış onca gözyaşı ve saf tertemiz bir aşk.

"Dafne'ye sarılıyorum. Kokusunu içime çekiyorum. Sanki bu son sarılışımız gibi. Üşümüş elleri, gözlerinden akan yaşlar, rüzgarda savrulan saçları... Yitip gidecek ve bana son bir miras kalacak bu hali..."

Sevgililerin birbirlerine yazmış onca mektubu okurken inanın sizde o aşk gerçekten var olmuş gibi hissediyordunuz.

Tolga Aydoğan ne güzel bir aşk hikayesi yazmış, ne güzel hissettirmiş ki sıkılmıyorsunuz ve hemen bir sonraki sayfayı merak ediyorsunuz.

Kitap gerçekten güzel, tavsiye ediyorum mutlaka okuyun derim.

“Seni seviyorum” diyorum.
“Ah yavrimu, bilmez miyim, ben de seni seviyorum, para poli.” (*pek çok)

5 yorum :

  1. Ben çok severim Bozcaada'yı mutlka bir tatilinizde görmelisiniz... Güzel bir kitap, okuyabilirim... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidicem inşallah. Çok istiyorum. Sokaklarında gezip o havayı solumak istiyorum. Sevgiler

      Sil
  2. Bozcaada aşığı olarak bu kitabı niçin hiç duymamışım ki ben :/
    Hemen alışveriş listeme ekledim, tavsiyeniz için çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu baharda mutlaka gitmeyi planlıyorum. Çok keyif alacağımdan eminim. Okuduktan sonra yorumunuzu bekliyorum:)) Sevgiler...

      Sil
  3. Ben de yeni gördüm Bozcaada'yı.Gidilmesi gereken yerlerden...

    YanıtlaSil