19 Mart 2014 Çarşamba

Böğürtlen Kışı, İçimi Sızlatan Bir Kitap Oldu


Telefonda konuştuğum arkadaşıma ne okuyorsun dediğimde Böğürtlen Kışı'ndan bahsetti. Evladını kaybeden bir annenin dramını anlatıyor, sende bir annesin okumalısın mutlaka dediğinde aklıma yazmıştım romanın ismini. 

Bir hafta önce dışarı çıktığımda aldım romanı televizyonun üstündeki rafa koydum. Elimde yeni başladığım bir kitabım var ama kendimi veremiyordum bir türlü. Aklım Böğürtlen Kışın'da. Normalde bir kitabı yarım bırakıp diğerine başlamam. Ama Böğürtlen Kışı beni oku diyordu ve bu pazar öğlen vakti aldım romanı elime ve başladım okumaya. Akşam olduğunda 200. sayfayı bulmuştum. Elimden bırakamıyordum bir türlü kitabı. Gecenin sonunda 240. sayfaya ulaştığımda artık uyumalıyım deyip bıraktım elimden. 

Bugün günlerden salı ve ben üç günde romanı ağlayarak bitirdim. Şu an bu yazıları yazarken hala gözümün kenarında birikmiş bir kaç damla yaş var. 

Kitabı size anlatmak gibi bir niyetim yok. 

Okumalısınız diyorum. 

Sadece romanın arka kapağında bulunan bir kaç detaydan söz edebilirim. 

Roman 1933 yılının karlı bir Mayıs akşamında işten eve gelen Vera'nın Daniel adındaki oğlunun kaybolması ile başlayan ve günümüz zamanında gazeteci muhabir Claire ile aydınlanan, trajik bir olayın hikayesini anlatmakta. İki kadın, iki anne, evladını yitirmiş iki kadının birbiri ile olan ilginç bağlantısı. Yıllar sonra gün yüzüne çıkmış gerçekler.

Vera'nın oğlunu keybederken çektiği acı, yaşadığı aşkı, yaşama zorlukları, zengin ve fakir yaşam arasındaki acımasızlık... Gerçeklik...

Romanın sonlarına vardığınızda, şaşıracaksınız. Bazı olayları tahmin edebilirsiniz ama sonunu sanmıyorum. 

Romanda okuduğum her satır, her bir cümle beni derin etkiledi. Yüreğime dokundu. Dört yaşındaki oğlumu Vera gibi kaybedersen ne yaparım diye bile düşündüm. Kalbim acıdı ve nefessiz kaldım bir anda. 

Annelik bize Allah tarafından verilen en büyük armağan. 

Kitap okuyanlar bilir her okudukları kitap onlar için eşsiz birer hazinedir ama aralarında en beğenilenler olur, tarifsiz bir duygu yaşattırır. Böğürtlen Kışı bana o hissi yarattı ve başucu kitabım oldu. 

Son zamanlarda kitap raflarında görüpde almadığım ama arkadaşımın tavsiyesi üzerine sabırsızlanıp elimde okuduğum kitabı bırakarak üç günde bitirdiğim bir kitap oldu Böğürtlen Kışı.

Yazarın diğer iki kitabını da en kısa sürede okumayı planlıyorum. Yağmur Sonrası ve Mart Menekşeleri.


Kalbinizin derinliklerine işlenen acıyı,
tek kelimeyle nasıl dile getirirsiniz?

4 yorum :

  1. Merak ettim şimdi kitabı, güzel paylaşım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Okuyun, seveceksiniz.

      Sil
  2. buda çok güzel bi yazı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Kitabı ancak bu kadar anlatabildim kendimce.

      Sil