28 Şubat 2017 Salı

Son Zamanlarda Okuduklarım

Eylül’de Aşk Kitap Yorumu
“Peşinden koştum vazgeç demek için ama sonra durdum. Benden habersiz aldığı karardan onu döndürmeye çalışacak karar gurursuz değildim. O kararını vermişti ve benden onun kararına uymamı istiyordu. Oysa birbirini seven insanlar hayatlarını etkileyecek kararları birlikte alırlardı. Demek ki bensizliği göze almıştı gitmek için. Onunla gidemeyeceğimi bildiği halde almıştı üstelik. Hayalleri, kariyeri benden çok daha kıymetliydi belli ki. Düğüne bir hafta kala gelini terk edecek kadar kıymetli…”
Şimdi siz bu kitabı elinize aldığınızda veya gördüğünüz de ne düşünüyorsunuz? Ben söyleyeyim mi? Bu bir aşk kitabı, kapağından da ve isminden de anlaşılıyor diye aklınızdan geçiyor.
Ama değil.
Nedense “Aşk kitapları” denince bir ön yargı var. Okuyan kesim de kendi aralarında ayrılıyor. Romantik sevenler ve sevmeyenler, yada hiç aşk kitabı okumayanlar.
Neyse…  Ben bu yorumlara fazla girmeden romanımız Eylül’de Aşk’ı anlatayım. Devamı


Metrodaki Yabancı Kitap Yorumu
Merhabalar
Ocak ayında okuduğun son kitap  Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan Metrodaki Yabancı oldu.
Selçuk Pekmezci eski bir siyasi suçludur ve hapis yattıktan sonra ülkesini terk etmiştir. 25 yıldan sonra ülkesine tekrar geri dönmüştür. Kitapta ülkeye neden döndüğü ile ilgili bir bilgi yoktur.
Roman bir gecesini beraber geçirdiği Nevra’yla yaşadıkları ve ona karşı hissettikleri ile başlar. Başlarda bir aşk hikayesinin ana temasını oluşturduğunu düşündüğüm romanı okumaya başladığımda yanıldığımı gördüm.
Selçuk Üniversite’den eski bir arkadaşını ziyarete giderken metroda uyuya kalır. Uyandığında apar topar birinin götürüldüğünü görür. Daha önce metroda göz göze geldiği kişinin İran’lı Naser olduğunu öğrenecektir. Naser’in onun başına ne çoraplar ördüğünden habersiz arkadaş ziyaretinde bulunan Selçuk, gelen bir telefonla çantasının karıştığını öğrenir.
Selçuk’un çantası ile metrodan apar topar götürülen kişinin çantaları karışmıştır.
Çanta takası yapmak için buluşacağı yere giden Selçuk, İran’lı Naser’in camdan atladığını ve öldüğünü görür. Ters giden bir şeyler vardır. Korkmuştur ve bir dümen döndüğünü hisseder.
Bu çantanın içinde varsa çok önemlidir ve neler olduğunu öğrenmek ister.
İşte bundan sonra kitap hep bir kovalamaca ile devam eder. Devamı


Şans Kurabiyem Kitap Yorumu
Bir haftadır kitap okuyamıyordum ta ki Şans Kurabiyem’i elime alıncaya dek.
Şans Kurabiye’m Dex Kitap’ın yeni kitabı. Bende yeni çıktığını görünce, “Siz hiç kendi hayatınızı yeniden yazmak istediniz mi?”  sorusunu da okuyunca, hemen sipariş verdim ve elime ulaşır ulaşmaz ertesi gün öğlen başladım gece son yirmi sayfaya geldiğimde bırakabildim.
İşte, metroda, kafede otururken sürekli bir yandan okuyor bir yandan diğer işlerimi yapmaya çalışıyorum. Biran önce bitmesini istedim. Aklım  kitapta. Aklım Mavi’de
Mavi, bir yıl boyunca masal gibi bir aşk yaşarken sevdiceğinden ayrılır ve yazarın da anlattığı gibi tam bir enkaza dönüşür. Hem de ne enkaz. Üç yıl geçmiştir ve hala bitik durumdadır.
Yaşadığı bu yıkım, bu enkaz onu her şeyden uzaklaştırır. Bana göre yaşayan ölüden farksız bir duruma düşer.
Bir sabah uyanır ve bir karar verir. Sayısız kitabın editörlüğünü yapmıştır ama bu sefer kendi kitabını yazacaktır. Yazacağı kitap hem gerçek, hem hayal, hem de yaşamak isteyip yaşayamayacağı ne varsa onlarla ilgili olacaktır.
Ve Mavi yazmaya başlar…
Roman
Roman, hem kitabı yazan yazarımız tarafından, bir taraftan da Mavi’nin dilinden anlatılıyor. Yazar Mavi’nin bulunduğu ruh halini ve üzüntülerini olaylarını anlatırken, diğer Mavi ise kendi kurduğu roman kahramanlarını, hayallerini ve yapmak istediklerini anlatıyor. Mesela kırmızı bir araba alıyor kendine, kendisine ait bir dairede yaşıyor, hep gitmek istediği yemek kursuna başlıyor…
İki ayrı Mavi ile karşılaşıyorsunuz. Devamı


Suzan Defter Kitap Yorumu
“Pazar günleri hayatın intikam günleri. Neşeli başlasın ve öyle geçsin diye gayret edildikçe insanı koyu bir yalnızlığa, anlaşılmaz bir kadere iten günler. “
Merhabalar
Bugünkü kitap yorumun Ayfer Tunç tarafından günlük tarzında yazılmış olan bir kitap Suzan Defter.
Kitabı ilk okumaya başladığımda  yirmi sayfayı geride bıraktığımda hiç bir şey anlamadım. Baskıda bir sorun olduğunu düşündüm. Ama öyle olmadığını kitabı inceleyince anladım.
Kitabın sol tarafı bir erkek, sağ tarafı da bir kadına ait. İlk önce ayrı ayrı okumayı düşündüysem de baktım günlük tarihleri aynı, vazgeçtim ve sırayla okudum.
İlk sağ tarafta Ekmel Bey’i okumaya başlıyor, sayfaları geri çevirip sardığınızda kitabın sol tarafında  Derya’yla tanışıyorsunuz.
İki ayrı insan, iki ayrı günlük ve iki ayrı hayatın anlatıldığı Suzan Defter’in konusuna gelince;
Ekmel bey yalnızlığına bir arkadaş bulmak için evini satılığa çıkarır. Evi satın almak isteyen sadece bayan müşterilere randevu vermeye başlar ve her geleni gözlemler ve kendince yorumlar. Birçoğunu beğenmez ta ki Derya çıkıp gelene kadar.
Derya eşinden ayrılmış, tek başına yaşayan sürekli kendiyle iç hesaplaşma içinde olan bir kadındır.  Satılık bir ev ilanı görür ve Ekmel Bey’le tanışır. Ama Derya olarak değil. O bir Suzan’dır.
“Benim bu evi alacak param yok.” dedi. “Vaktiniz aldım, bağışlayın.” Utanmış gibiydi beni meşgul ettiği için  “Neden geldiniz peki dedim.” “Ön cephesi, boydan boya cam, insan dünyayı uçsuz bucaksız bir pencereden bakıyor demiştiniz, merak ettim. Dedi. Gitti. Boşluk bıraktı.” Devamı


Kuytu Kitap Yorumu
Karanlığın bile manaya kattığı bir güzelliği var
Hiç bir şey sebepsiz değil 
Göremezsen bu güzelliği
Karanlık diye boş verirsen her şeyi
Yaşamanın ne anlamı var?
Günler güzel geceler anlamlı
Anlam içinde her anın bir hakkı var.
Tanıtım Bülteni: Hayata en zor yerinden başlayan küçük bir çocuk Ediz. On yaşındayken annesi, babası tarafından gözleri önünde öldürülünce yetimhane günleri başlar. Yetimhanede aynı kaderi paylaştığı çocuklarla kendine yeni bir aile kuran Ediz’in ilkokul öğretmeni kendisini evlatlık almak isteyince hayatı değişir.
Yirmili yaşlarına geldiğindeyse artık ülke çapında çok ünlü bir isimdir. Ancak her şey rüya gibi giderken hayatın ona oynadığı oyun henüz bitmemiştir ve yaşamı tekrar karanlığa gömülür. Artık eski Ediz yoktur, bir daha da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ta ki onun orman yeşili gözlerinde aşkla kaybolana kadar…
Aslında tanıtım bültenine baktığınızda kitabın büyük bir bölümünün nasıl olduğunu ve içeriğini az çok tahmin edebiliyorsunuz. Ama öyle değil…
Ben kitabı üç bölüme ayırabilirim. Ediz’n çocukluk dönemi, Ediz’in evlatlık olduğu ve yükseldiği dönem ve Ediz’in tükenmişliği ve aşık olması.
Zaten bahsettiklerimi arka kapak yazısından net olarak anlıyorsunuz.
Ama okuyunca hissedilen o kadar başka ki… Devamı

Diğer kitap yorumların ve bir çok kitap yorumları için sizi 
Bekliyoruz 

17 Şubat 2017 Cuma

Karakter Dükkanı Alışverişi



Merhaba 

Benim evde aşırı Pepee seven ve sarı Minioslara bayılan bir tatlı meyve kurdum var. 

Pepee ile ilgili bir çok eşyamız varken şimdi de Minioslara takmış durumdayız. 
Her zamanki favorimiz  vazgeçilmezimiz Pepee oyuncağımız. Onunla, gezmelere, seyahatlere, yemeklere, etkinliklere hemen hemen her yere gidiyoruz. Ailemizin bir ferdi gibi. Oğlumun kardeşi:)) 

Tabi aralarda gündemdeki çizgi film ve animasyon filmlerine göre de tercihimiz değişmiyor değil. 

Bunlardan en sevdiğimiz ikincisi Minion Oyuncak

Geçen hafta katılmış olduğum Vazgeçilmez Markalarla Sevgililer Günü Etkinliğinin sponsorlarından olan Karakter Dükkan'ından benim seçtiğim ürün Berke'nin yatağına uygun bir pike takımıydı.

Berke pike takımını gördüğünde ne kadar seveceğini tahmin ettiğimden başka bir şey almak içimden gelmemişti: İyi ki de bu tatlış sarı kocaman Minions'ları almışım.

Şimdi geceleri yatağında sarılarla bir güzel uyuyor ve onlardan ayrılmak istemiyor. Bakalım kirlenince nasıl alıp yıkacağım:)) Otururken bile yastık yanından ayrılmıyor.

Müsaadenizle, biraz alışveriş ve inceleme fırsatı bulduğum karakter Dükkanı'ndan bahsetmek istiyorum

Karakter Dükkanı kostüm, tekstil, oyuncak, kozmetik ve çocuk odalarından olan geniş bir ürün yelpazesine sahip,en sevilen ürün karakterlerinin lisanslı ürünlerini İnternet ortamında satan güvenilir bir alışveriş sitesi. 

İstanbul içi 6 saat gibi kısa sürede teslimat yapan, sipariş verilen ürünleri aynı gün kargoya veren, ücretsiz iade sitemi olan müşteri memnuniyeti odaklı tamamen çocuklara yönelik alış veriş sitesinde bir çok lisanslı ürünü fazla arayış içine girmeden rahatlıkla temin ediliyorsunuz. 

Sevilen karakterler, veya yeni karakterlerle birlikte site kendini güncelleyerek. talep ve isteklere göre yenilik gösteriyor. 

Çocuklarınız sevdikleri kahramanlarla ilgili bir şey almak için mi tutturdu hemen siteye girip kontrol edebiliyor, istediğinizi alabiliyorsunuz. 

Şimdiden keyifli alışverişler. 



15 Şubat 2017 Çarşamba

Vazgeçilmez Markalarla Sevgililer Günü



Merhabalar

Bugün sizlere geçen hafta sevgili arkadaşım safagindunyasi’nın düzenlediği Vazgeçilmez markalarla Sevgililer Günü etkinliğini mekan sponsorumuz olan Eresin Taksim Otel'de yirmi blogger arkadaşımız ile birlikte gerçekleştirdik.  
Eresin Otel için kısa bir bilgi:

Eresin Otelleri grubuna bağlı olan İstanbul'un Eresin Taksim Premier otel, iş, kültür ve eğlence merkezi Taksim'de bulunuyor. İstiklal caddesi, Taksim Meydanı, metro, metrobüs ve otobüs durakları sadece 5 dk. Lık yürüme mesafesinde olan otelde, zengin açık büfe kahvaltı ve fitness imkanlarını müşterilerine ücretsiz olarak sunmaktadır. Otelin 35 çift kişilik ve 32 ikiz yataklı toplamda 67 odası bulunmaktadır.
Ayrıca otelde misafirler için jakuzi havuzu, buhar odası, masaj odası ve bir spor salonun bulunduğu sağlık kulübü mevcut. Bunun yanı sıra İstanbul'un panoramik manzarasına sahip Teras Restaurant ile Türk ve Akdeniz yemeklerinin özel lezzetlerinin servis edildiği bir restaurant hizmeti de sunulmaktadır.
Otelin konaklama dışında faydalanabileceğiniz "Galata", "Pera", "Taksim" ve "Marmara isimli 4 adet toplantı salonu bulunmakta.

Etkinliğmiz Şafa'ın güler yüzüyle başladı. benim bu etkinlikte tanıdıklarım, takipleştiğim ve hiç tanımadığım arkadaşlarda vardı. Takipleştiklerimle yüz yüze görüşüp, selamlaşmak, muhabbet ayrı heyecan vericiydi. O yüzden bu tarz etkinliklerde bir arada olmaktan son derece keyif aldığımı itiraf edebilirim. 





Simdi gelelim biraz etkinlik detaylarına Sosyalannem blogunun sahibesi Fatma Hanım, blog dışında Lr Ürünleri'nin networkünde. Kendisi hem firması hem de ürünleri hakkında bize bolca bilgi verdi. Ben yeni tanıdığım bu markanın roll-on kullanıyorum ve son derece memnunum. İkinci defa yenden Fatma Hanım'ı dinlemek keyifliydi. Kendisine teşekkür ediyorum. 


Martiderm yeni tanıştığım markalardan. Firma yetkililerinden Özlem Hanım bize, cilt tipleri ve yaşlanma etkileri ile birlikte bilgi verirken, yaşlanma etkileri için ürün yelpazelerinde olan serumları hakkında hakkında geniş bir bilgi demeti sundu. 



Krakter Dükkanı
'ndan Burçin hanım bize sitelerindeki lisanslı ürünlerden, ödeme koşullarına, hizmet politikalarından, müşteri memnuniyetlerine kadar olan tüm süreçleri hakkında bilgilendirme yaptı. Güvenilir bir iste olduklarından ve kapıda ödeme seçeneklerinin olduğundan bahsetti. Katıldığı ve bizi bilgilendirdiği için teşekkür ederiz. 




5ThCore Medya Yazılım sitesinin sahibi Tolga Bey Bey bize Seo Analizi ile ilgili bir kaç bilgi verdi. Katılan her katılımcıya Seo analizi yaparken çekiliş düzenleyerek iki blogger arkadaşımızın detaylı Seo analizini yapacağını iletti.  Ayrıca lojistik destek ve sponsor afişi hazırlanmasında desteklerini esirgemediler. 



Revox'un halkla İlişkiler Uzmanı Gamze Hanım'da bir diğer firma temsilcisiydi. Gamze Hanım yeni ürünlerini bize anlattı, tanıttı ve bilgilendirdi. 



Vazgeçilmez Markalarla Sevgililer Günü  Sponsorları 





 Benim ilk kez tanışaca ğım markalar arasında olan Catrice Cosmetics ürünleri sadece Renklidukkan.com ve Rossmann’da satışta.




Eskiden şairlerin şiirlerini yazdığı, yazarların romanları için çalışmalar yaptığı , o zaman ki mebuslar Meclisine yakınlığı nedeniyle milletvekillerinin uğrak yeri olan, Ankara'da bulunan ve kahvesi ile meşhur Kuyulu Kahvede içilen kahveler yeniden bizlerle.



Lipton 

Çay, çay, her derde deva:))) 


Daha öncede yetişkinler için boyama yapmıştım ve nasıl huzur verici olduğunu biliyorum. Minval Yayınları yeniden boyama yapmama olanak kılacak. Teşekkürlerimle  


Cif ve Oma bizim nostalji markalarımızdan. Toz deterjanlar suyla birlikte daha çamaşıra nüfus etmeden dağılıyormuş ama sıvı deterjanlar direk çamaşıra karışıyormuş. Ben de son zamanlarda hep sıvı deterjan kullanıyorum. Omo'dan da oldukça memnunum. Kokusu da ayrı güzelJ



Pakmaya pudinglerin hepsi ayrı güzel ama favorim tabi ki de çikolatalı olanlar. 



Gratis'te satılan rujların kalıcılığı olukça iyi. Ama bana koyu ruj yakışmıyor. Yine de deneyeceğim. Renkler cezbediyor. Gel beni sür diyor:) 


Deniz Kokulu Taş. Harikalar yaratılıyorlar. 


Daha önce denediğim ve kalitesinden son derece memnun kaldığım bir marka Amway.


Bal, bal, bal. her zaman bal. Balparmak ve ürün çeşitliği bir harika. Bal 300 yıl bozulmadan saklana biliniyormuş. Biliyor muydunuz? 


Bebak sevdiğim markalar arasında. Havuçlu güneş sütü çok güzel. Bu kreminin de kokusu ve elde yapışkanlık hissi vermediği için iş yerinde en çok tercih ettiklerimden. 


Bulyonsuz pilav yapmam ben. Knorr her zaman tercihimdir. 




Daha Önce Fatma Hanım sayesinde tanıştım Lr Firması ile. Yeniden deneme fırsatı yakaladım: ) 



Martıderm çok merak ettiğim bir serum. Tam da yaş olarak ihtiyacım  olan bir şey. 


Otacı benim çok eski markam. Şimdilerde en sevdiğim durulanmayan saç şekillendiricisi. Şampuanı denedim ve oğlumun saçlarını yıkadım. Mis gibi kokuyor.


Kırmızı aşkına J Bu çantaya bayıldım. Yaz gelsin hemen takmak istiyorum. Beyaz tshirt, bir Jean ve kırmızı çantam. 
Teşekkür ederim. Pinkylola




Revox'un diğer ürünlerini denemiştim ve oldukça memnun kalmıştım. şimdi en merak ettiğim kalıntı giderici şampuan. Eminim ki benim saç derime uygun gelecek. 



Svr'nin
 daha önce oğlum için güneş kremini kullanmıştım ve çok çok memnun kalmıştım. kesinlikle suda akıp gitmeyen ve yüksek koruma sağlayan bir ürün. Kızım ürünü bazen makyaj bazı olarak bile kullanıyor


Unelller'in hemen hemen her ürününü denedim. Favorim katmeri:)  Bence taze ve ev yapımı olarak hizmet sunması firmayı ayrıcalıklı kılıyor.  


                        Hayata Başka Bak sloganıyla minik seçimlerin, minik tercihlerin hayata büyük etki yapma gücünü vurgulayan DİMES, sevgililer gününde hayata ve romantizme nostalji renginde bakmaya davet ediyor. Türkiye’nin ilk yerli sermayeli meyve suyu ve ülkemizin önde gelen içecek üreticisi DİMES, naif zamanların sembolü kahverengi meyve suyu şişesini yeniden hayatımıza kattı.
Sevgililer günü romantizmini nostalji renginde yaşamaya ne dersiniz? DİMES’in Kahverengi Şişe Klasik seri meyve nektarlarıyla hayata naif zamanların gözüyle bakın. Sevgililer gününde geçmişin lezzetini, sevdiğinizle baş başa yaşayın.


Sosyopix'ın anılara dokunmasını seviyorum. Çok güzel seçenekleri var. 



Tabloda
 yazım için şuraya bir tık alalım:) 




Etkinlik Biter... 

Katılan tüm sponsorlara, Eresin Otel'e, sevgili blogger arkadaşlarıma, etkinlik sahibesi arkadaşım sevgili Safak'a çok çok teşekkür ederim. Bizi ağırladığı için kucak dolusu sevgiler. 

Yeniden bir araya gelmek ümidi ile.

Sevgiler 

Blogger Katılımcılar 

Arzu Göncü Hangül 
Şerife Özbilek
Canan Zerkinli
Duygu Nilgün Çamyar
Emel Akan
Fatma Doğan
Filiz Şahin
Gözde İlter
Gülşah Önen
Gülşen Doğan
Hülyanın Beşli
İlknur Koyuncu Balcı
İrem Özker
Leyla Kılıç
Selma Mollaoğlu
Sevda Göksel
Sibel Yalçın
Şafak Karadeniz
Yasemin Özer

7 Şubat 2017 Salı

Günah Kadına Yaraşır



"Dışarıdaki düşmana kapıyı kilitlersin, evdekine ne yaparsın."


Merhabalar 

Yazar, "Bu roman gerçek yaşamdan alındığını söylersem, inanmazsın. Kurgu olduğunu söylesem de inanmazsın." diyerek başlamış romanına. 

Bir gazetenin orta sayfasında gördüğü bir haberin etkisiyle bence sarsılmış ve dört yıl araştırıp bir çok bilgi edinerek dört yılda kitabını tamamlamış. 

#gunahkadinayarasir adından anlaşıldığı gibi kadın olmanın zorluklarını bir kez daha öne çıkartıyor.

Bu kitabın kahramanı benimle aynı adı taşıyan Elmas'ın hikayesi. Küçük yaşta yüzünü bile görmediği bir adamla evlenen Elmas, koca ne derse desin,ne yaparsa yapsın haklıdır gözüyle büyüyen bir kadın. Bu kadının başına neler gelmiyor ki...

İtilip, kakılma, dayak, hakaret, kocası tarafından pazarlanmak, hapishaneye girmek bile

Bunca eziyeti ona yaşatan kim mi? Kocası Ali Rıza

O nasıl bir varlık, nasıl bir insan olduğunu gerçekten anlamış değilim. Ali Rıza'nın yaptıklarını, kafasının içinden geçen düşünceleri okudukça çok zorlandım. Bir çok sayfada olanları görmezden geldim. Tiksindim, sinir oldum, öfkelendim. 

Bir anne olarak, Ali Rıza'nın kızı Nahide'yi cinsel istismarda bulunmasına şahit oldukça içim dağlandı.
İlk kez bir kitap yorumu yaparken bu kadar tıkandığımı hissediyorum. Duygularım yazmama engel veriyor ve kitabı anlatamıyorum. 

Okuduğum her bir şeyin birileri tarafından yaşandığını ve bir çok duygusal veya fiziksel şiddete  maruz kaldığını biliyorum. Keşke bunlar hiç olmazsa, keşke hiç yaşanmasa ama nereye kadar engelliyoruz. 

Hiç....

Günah Kadına Yaraşır mı? Ali Rıza gibi erkekler var olduğu sürece, cahillik ve ahlaksızlık boy gösterdiği sürece 
Günah Kadına Yaraşmaz. 

Suna Güler'e bu kitap için verdiği onca emeğe teşekkür ederim. Bu kitap bence eziyet görmüş tüm kadınlara gelsin.

Sevgiler 

6 Şubat 2017 Pazartesi

Türk Ve İslam Eserleri Müzesi


Merhabalar 

İstanbul'un en sevdiğim yerlerinden biridir Sultanahmet. Hem tarihi, hem yapıları, hemde havasını severim. Her gittiğimde de mutlaka fotoğraf çeker, Sultanahmet Camisi'nin önünde oturur camiyi seyrederim. 

Son zamanlarda her gittiğimde de Sultanahmet etrafında bulunan müzeleri ziyaret edinmeyi kendime borç bildim. 

En sonraki ziyaretimde meydanın içinde bulunan Türk İslam Eserleri Müzesi oldu. 

Ben tarihi dokusu, geçmişten gelen her şeye meraklıyım. Eski zamanlarda yapılmış her şeyin teknoloji olmadan nasıl yapıldığını görmek o hissiyatı hissetmek gerçekten beni mest ediyor. 

İslam eserleri müzesi'de onlardan bir tanesi. Eski el yazmalı Kuran-I Kerimler, cüzler, oymalar, taş eseler, halılar, mobilyalar o kadar güzel ki, insanı duygulandırıyor. Ben çok duygulandım. El yazması kocaman Kuran_ı Kerimleri, Kabemizin kapısını, kilidini görmek içimde tarifi olmayan huzurluklar verdi. Eski medeniyetlere ait eserleri korunmasını sağlamak ve bugüne kadar gelmesine yardımcı olan herkesin büyük emeklerinin olduğunu gösteren müze bambaşka. 
ben ne anlatırsam anlatayım siz kendiniz görmezseniz o tadı, o dokuyu, o havayı hissedemezsiniz. 
Ben soğuk hafif karlı bir ocak ayında müzeyi gezdim ve sıcacık oldum. 



Zaman buldukça, fırsat yakaladıkça neresi olursa olsun müzelerimize gidin. İnsanlığımızın ve tarihimizin geçmişini görün, ne badirelerden geçtiklerine şahit olun. 
O zaman var ya benim hissettiğim duyguların aynısını hissedebileceksiniz. 


Benim gibi müze gezmeye ve geçmişe meraklılardansanız İstanbul, Sultanahme'te bulunan Türk İslam Eserleri Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz.
Fotoğraflar bana aittir ve bir çoğu kimseye çaktırmadan çekilmiştir. (Fotoğraf çekimi yasak)